Her ülkede aynı olan zemin
Hedef pazar hangisi olursa olsun dört şey değişmiyor: işletmenin yetkili otorite tarafından onaylanmış olması, sevkiyat başına düzenlenen sağlık sertifikası, ürünün geriye doğru izlenebilmesi ve soğuk zincirin belgelenmesi.
Bu dördü sağlanmadan ülkeye özel şartlar konuşulmaya bile başlanmıyor. Bu yüzden ihracata hazırlık, ülke seçmeden önce kendi kayıt düzenini kurmakla başlar.
Uygulamada gecikmelerin çoğu ülke şartlarından değil, bu ortak zemindeki bir eksikten kaynaklanıyor: sertifikayı dayandıracak kayıt bulunamıyor.
Bu dört başlığın hepsi aynı kaynağa dayanıyor: partinin geçmişi. Sertifikada beyan ettiğiniz her bilgi — kaynak, hasat tarihi, işlem, sıcaklık — bir kayda dayanmak zorunda. Kayıt yoksa beyan da dayanaksız kalır.
İlk ihracatını yapan işletmelerin en çok şaşırdığı şey, evrakın kendisinin değil, evrakı dayandıracak bilginin toplanmasının zaman almasıdır.
Avrupa Birliği
AB pazarı, onaylı üçüncü ülke işletme listesi üzerinden çalışır. İşletmenin bu listede yer alması gerekir; listeye giriş yetkili otorite üzerinden yürütülür ve tesis denetimine dayanır.
Sevkiyat başına sağlık sertifikası düzenlenir ve giriş noktasında kontrol yapılır. Kalıntı izleme programı kapsamındaki analizler ile mikrobiyolojik kriterler, geri dönüşlerin en sık nedenleri arasındadır.
AB tarafında ayrıca yasa dışı avcılıkla mücadele kapsamındaki belgeler gündeme gelebilir. Yetiştiricilik ürünlerinde bu yükümlülük avcılık ürünlerinden farklı işler; ürün grubunuza göre kontrol edilmelidir.
AB tarafında bir başka kritik başlık etiketleme. Ürün adı, üretim yöntemi, avlanma ya da yetiştirme alanı ve onay numarası gibi bilgilerin etikette doğru biçimde yer alması gerekir.
Etiket bilgisinin kaynağı yine kayıttır: hangi partinin hangi alandan geldiği bilinmiyorsa etiket de doğru basılamaz.
Rusya ve Avrasya pazarı
Bu pazarda belirleyici olan, ihracatçı tesisin ilgili otorite tarafından ayrıca kayda alınmış olmasıdır. Liste güncellemeleri ve tesis denetimleri dönemsel olarak yapılır.
Ek analiz talepleri bu pazarda daha sık gündeme gelir. Talep edilen parametreler dönem dönem değişebildiği için, sevkiyat öncesi güncel şart listesinin doğrulanması gerekir.
Nakliye süresinin uzunluğu nedeniyle soğuk zincir kaydı burada daha kritik. Kesintisiz sıcaklık kaydı, varışta yaşanabilecek tartışmanın tek dayanağıdır.
Bu pazarda tesis denetimleri sonrası askıya alma uygulaması görülebilir. Askıya alınan bir tesisin listeye geri dönmesi zaman aldığından, denetim öncesi kayıt düzeninin eksiksiz olması ayrıca önemlidir.
Sevkiyat planlaması yaparken liste durumunun güncel olduğunu doğrulamak, yola çıkmadan önce yapılacak ilk kontroldür.
Birleşik Krallık ve diğer Avrupa ülkeleri
Birleşik Krallık, AB’den ayrıldıktan sonra kendi kontrol rejimini uyguluyor. Şartlar AB ile büyük ölçüde benzer olsa da belge formatları ve giriş prosedürleri ayrışabiliyor.
AB üyesi olmayan diğer Avrupa ülkelerinde de benzer bir tablo var: temel yapı aynı, sertifika formatı ve bazı ek talepler farklı. Her yeni pazara açılırken formatın güncel sürümünü doğrulamak gerekiyor.
Yeni bir pazara ilk sevkiyatta, alıcı ile birlikte bir deneme sevkiyatı planlamak yaygın bir yöntem. Küçük hacimli ilk parti, evrak sürecindeki eksikleri düşük maliyetle görmeyi sağlar.
Bu ilk sevkiyatta yaşananların yazılı hâle getirilmesi, ikinci sevkiyatı belirgin biçimde hızlandırır.
Orta Doğu ve Kuzey Afrika
Bu bölgede sağlık sertifikasına ek olarak helal belgesi ve konsolosluk onayı gibi talepler gündeme gelebilir. Talepler ülkeden ülkeye ve zaman zaman alıcıdan alıcıya değişir.
Bölgenin bir diğer özelliği, canlı ve taze ürün ticaretinin ağırlığı. Taze sevkiyatta süre kritik olduğu için evrakın sevkiyattan önce hazır olması gerekir; sonradan tamamlanan belge, ürünün raf ömründen yer.
Helal belgesi talebi geldiğinde, belgenin hangi kuruluştan alınacağı ve hedef ülkede tanınıp tanınmadığı önceden doğrulanmalıdır. Tanınmayan bir belgeyle yapılan sevkiyat gümrükte bekler.
Taze ürün sevkiyatında ayrıca havayolu ve soğutma zinciri planlaması evrakla eş zamanlı yürütülür; birinin gecikmesi diğerini işlevsiz kılar.
Uzak Doğu, ABD ve diğer pazarlar
Bu pazarlarda genel eğilim, ithalatçı ülkenin kendi gıda güvenliği sistemine uyum belgeleri istemesi yönünde. Tesis kaydı, ürün bazlı bildirim ve laboratuvar analizleri öne çıkar.
Sertifikasyon talepleri de burada daha görünür: alıcılar sıklıkla üçüncü taraf denetim sertifikaları ister. Bunların hangisinin hangi pazarda karşılık bulduğunu sertifika karşılaştırması yazısında ele aldık.
Bu pazarlarda alıcı denetimleri de gündeme gelebiliyor: ithalatçı firma kendi denetçisini tesise gönderiyor. Bu denetimlerde bakılan şey, resmî denetimlerden farklı olarak çoğunlukla sürekliliktir — kayıtların aylar boyunca düzenli tutulup tutulmadığı.
Sertifikasyon kararı verirken hedef pazarın hangi belgeyi tanıdığını önceden netleştirmek gerekir; yanlış sertifika, ödenmiş bir bedelin karşılıksız kalması demektir.
Şartlar nasıl takip edilir?
Ülke şartları sabit değil; liste güncellemeleri, format değişiklikleri ve dönemsel ek talepler oluyor. Bu yüzden “bir kez öğrenip uygulamak” işe yaramıyor.
Pratik yöntem şu: her hedef pazar için bir dosya tutmak — güncel sertifika formatı, istenen analizler, son güncelleme tarihi ve son sevkiyatta yaşanan sorunlar. Bu dosya, ikinci sevkiyatı birincisinden çok daha hızlı yapmanızı sağlar.
Kayıt tarafında ise mesele daha basit: sertifikanın dayandığı bilgi — parti kaynağı, yem ve ilaç geçmişi, hasat tarihi, soğuk zincir — tek yerde duruyorsa evrak hazırlamak dakikalar sürer. Dağınıksa her sevkiyat baştan bir araştırmaya dönüşür.
Sevkiyat evrakının tamamı için su ürünleri ihracat belgeleri yazısına bakabilirsiniz.
Bu dosyanın en değerli parçası, geçmiş sevkiyatlarda yaşanan sorunların kaydı. Aynı hata iki kez yapılmadığında, ihracat süreci kendiliğinden hızlanır.
Dosyayı tutmanın en pratik yolu, her sevkiyattan sonra beş dakikalık bir not: hangi belge istendi, ne kadar sürdü, nerede takıldık. Bir yıl sonra elinizde hiçbir danışmanın veremeyeceği bir bilgi birikimi olur.